Get Adobe Flash player

Bunları Biliyor musunuz?...

İlk laparoskopik tüp mide ameliyatı 1990'ların başında yapılmıştır.

Tüp mİde amelİYatI İle İlgİlİ merak ettİĞİnİz her Şey! 

an image

Tüp mide ameliyatı eskiden daha büyük bir ameliyatın ilk basamağı olarak kullanılmaktayken, günümüzde tek başına etkili bir obezite cerrahisi yöntemi olarak kabul görmüştür.

Kilo kaybı sağlamakta en önemli etkisi mide hacmini kısıtlayıcı etkidir. Bu ameliyatta midenin yaklaşık üçte ikisi çıkarıldığı için bir öğünde alınabilecek gıda miktarı ciddi oranda azalmaktadır.

Buna ek olarak, midenin fundus adı verilen üst kısmından salgılanan Ghrelin hormonu düzeyleri üzerinde etkili olduğundan iştah kontrolü de sağlanmaktadır.

Tek başına bir bariatrik metod olarak ilk laparoskopik gastrik sleeve ameliyatları 1990'ların başında gerçekleştirilmiştir. Teknik olarak laparoskopik, yani kapalı ameliyat tercih edilmelidir.

Mide bandının, yani kelepçenin üzerinde, gastrik bypassın ise altında bir kilo kaybı sağlayan tüp mide ameliyatları, uygun seçilen hastalarda kabul edilebilir oranlarda komplikasyon riski ile güvenle uygulanabilir.

Yöntemin en büyük avantajları vücutta bir yabancı cisim bırakılmaması ve ayarlama ihtiyacı olmaması iken, en önemli dezavantajı ise kaçak riski ve ameliyatın geri dönüşsüz olmasıdır.

Obezite ile mücadelede diğer yöntemleri deneyerek başarısız olmuş ve volüm eater denilen, fazla miktarda besin tüketen hasta grubunda laparoskopik sleeve gastrektomi seçkin bir obezite cerrahisi yöntemidir.